gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

CHP NASIL KAZANDI?


İhsan Pınar
ihsan@batmangapgazetesi.com

CHP, daha önce kendisine kaybettiren nedenleri çantasına koyarak kazandı.
CHP, alışageldiğimiz klasik ayrıştırıcı, kibirli, kavgacı, halka üstten bakıcı, halkın inanç ve değerleriyle kavgalı tavırları sergilemediği için halktan destek gördü. Ve dikkat ederseniz, bu gibi tavırlarıyla şovmenlik yapan vekil ve temsilciler seçim süreci boyunca pek ortalıkta görünmediler. Sanırım CHP stratejisini belirleyenler kadar Ekrem İmamoğlu’nun da bu yönde isteği olmuştur.
Halkın inanç ve değerleriyle kavga etmek her zaman kaybettirir. Ekrem İmamoğlu, şahsında bu imajı kırarak kazanmıştır. Yeni Zelanda’da bir camide katledilen Müslümanlar için Kur’an okutması, belki de yüzbinlerce gönül kazanmasıyla beraber inançla ilgili aleyhinde söylenecek yakıştırmaları temelsiz bırakmıştır.
Ekrem İmamoğlu, kavgacı ve suçlayıcı tavırlar yerine; kapsayıcı, birleştirici, sabırlı ve güleryüzlü tavırlarıyla sempati toplamıştır. Daha önce kürsülerde ‘Sandığa gideceksiniz…” emrivakilerde bulunan parti başkanının aksine, halkla birebir temaslarda bulunarak gönül almıştır. Salonlar ve büyük mitingler yerine, daha etkili olan ilçe ilçe dolaşarak halkla yakın temaslarda bulunmuştur.
Ayrıştırıcı değil, birleştirici bir imaj vermiştir. Yanında bulunan CHP İstanbul İl Başkanının da mutlaka buna katkısı olmuştur. Basından ve Sosyal medyadaki paylaşımlarından Ateist olduğunu öğrendiğimiz CHP İstanbul İl Başkanı, seçim çalışmaları süresince olumlu davranışlarıyla temelden çalışmış, oruç tutmasa da iftar programlarına katılıp dualara iştirak ederek halkın inanç ve değerlerine saygılı oldukları intibaı vermişlerdir.
Tıpkı rakibi pasif kalan takımın havaya girmesi gibi; bir strateji belirleyemeyen Ak parti karşısında ‘israfı önleme, Adalet ve İstanbul’u beraber yönetelim…” mesajlarıyla daha fazla averaj elde etmiştir.
Ak partinin yetersiz kalışı, tutarsızlığı ve yanlışları aradaki farkı daha da açmıştır. Cumhuriyet Halk Partisini Kandil desteğiyle suçlayan Ak Partililerin, seçime 2 gün kala A. Öcalan’ın mektubundan medet ummaları, her şeyi ters yüz etmiş ve yüzbinlerce oyun kaymasına sebep olmuştur.
31 Mart seçimlerinde, yapılan itirazlar sonucu yeniden sayılan oyların %10’u ile Binali Beyin 14-15 Bin oyunun ‘iç edildiği’ resmi tutanaklarca tespit edilmiştir. Ve tespit edilen birçok usulsüzlükle seçimlerde organizeli bir hilenin yapıldığı kanaati oluşmuştur. Ancak Ak Parti, kendi lehine olan bu duruma sanki kendisi de inanmıyormuş gibi, halka anlatamamış ve kendisini zan altında bırakarak birçok gönüldaşını mağdur sanılan Ekrem İmamoğlu safına itmiştir.
Bu seçimde sanki roller değişmişti. Cumhuriyet halk Partisinin kendini beğenmiş tavırlarını sergileyen Ak Parti kaybetti. Ak Partinin kapsayıcı, barışçıl, birleştirici, bütün farklılıkları kapsayıcı güleryüzlü tavırlarını sergileyen Ekrem İmamoğlu kazandı.
Her parti bunu doğru okuyarak, doğru dersler çıkarmalıdır. Kavgayla, ayrıştırmakla, halkın büyük çoğunluğunun inancı olan İslam ve değerleriyle kavga etmekle hiçbir kazancınız olmaz. Ancak halka ve inançlarına değer vermekle, saygı göstermekle, halkı esas merci görmekle, adalet ve birleştirici tavırlarla gönüller kazanıldıktan sonra destek alınabilir.
Ak Parti, halktan aldığı uyarıyla kendine çeki düzen vermeli aslına rücu etmelidir. Cumhuriyet halk Partisi de, Ekrem İmamoğlu’nun şahsında millet ittifakına verilen ve yaklaşık bir milyonu tepkisel olan oyları kendi tabanı sanarak şımarmamalıdır. Havalara girerek tekrar kavgacı ve tartışmacı tavırlara dönerek, yeni seçim istekleriyle halkı ve ülkeyi meşgul etmemelidir. İlerisi için elde ettiği iktidar olma şansını iyi kullanmalı; Çantasına sakladığı ayrıştırıcı, kavgacı, halka üstten bakıcı, demagog tavırları çöpe atmalı; bunları tekrar kullanarak halkın teveccühünü istismar etmemelidir.
Ak parti merkez ve il teşkilatlarının uyarılmasına ve Cumhuriyet Halk Partisinin halkın arasına karışmasına vesile olması hasebiyle, bu seçim her bakımdan hayırlara vesile olmuştur. Dilerim bütün siyasiler bu şekilde değerlendirirler

Share
418 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÖMÜR YAVAŞLARKEN ZAMAN NEDEN HIZLANIR?

    20 Ağustos 2019 Yazar Makaleleri

    Geçen giden zaman yaşımızı, yaşımız da zaman algımızı tayin ediyor! Biraz karışık mı oldu? O zaman hemen açıklayalım… Biz yaşlandıkça zaman hızlanıyor. Bu tespit tamamen bilimsel olup “zaman geçmek bilmiyor” diye sızlanan genç nesil! Sizi yazının devamını okurken görmek isteriz… Bilim açıklıyor: Zaman neden biz yaşlandıkça daha hızlı akar? BEYİN VE ZİHİN Size de yaşınız ilerledikçe zaman daha hızlı akıyor gibi geliyor mu? Sanırız hayatın en büyük oyunlarından biri bu. Ve siz de kendini bu oyunun içinde hissedenlerdenseniz, kesinlikle yalnız ...
  • BİR GÜZEL İNSAN…

    19 Ağustos 2019 Yazar Makaleleri

    Allah Kur’an’ı Kerim’de, insanı en güzel şekilde yarattığını, ancak yaratılış istikametinden ayrılan insanın aşağıların aşağısına yuvarlandığını beyan etmektedir. Allah’ın kâinatı kendisi için yarattığı ve hizmetine verdiği insanoğlu, ne yazık ki bencillik, ırkçılık, kör tarafgirlik ve ideolojik sebeplerle yoldan sapmış ve birbirlerini yemektedirler. İnsani değerlerin altüst edildiği günümüzde insanlar mal varlıklarıyla, sahip oldukları mevkileriyle, işbilir dedikleri yalakalıklarıyla,  mensubu bulunduğu parti ve aşiretin gücüyle orantılı ol...
  • AK PARTİ VE CHP’DEN BEKLENTİLER…

    18 Ağustos 2019 Yazar Makaleleri

    Görülüyor ki, sonbahar siyaset açısından çok hareketli geçecek. Yeni siyaset arayışlarının, ülke gündeminde olacağını şimdiden kestirmek çok zor olmasa gerek. Siyasette yeni bir anlayış aranırken, Türkiye Toplumu Ak Parti ve CHP’den ne bekliyor? Yıllardır süregelen acı, kan, gözyaşının dinmediği ve bir türlü çözülemeyen, Türkiye’nin kanayan yarası haline gelen toplumsal meselelerimizin, demokratik olarak kalıcı çözümü için yeni bir Anayasa yapımında CHP’nin rol alması; CHP’nin devletçi anlayıştan ziyade, halkı önceleyen bir anlayış sergilem...
  • HER ŞEYİN BAŞI HUZUR…

    09 Ağustos 2019 Yazar Makaleleri

    Her şeyin başının sağlık olduğunu biliyoruz, aslında sağlığın temelinde huzur vardır. Huzurun olmadığı yerde hiçbir şeyin o kadar önemli ve anlamlı olduğunu düşünmüyorum. Huzurun olduğu yerde sağlık, Huzurun olduğu yerde sevgi, Huzurun olduğu yerde saygı, Huzurun olduğu yerde mutluluk vardır. Huzurlu olan toplumlar, aynı zamanda daha rasyonel düşünebilen toplumlar olarak görebiliyoruz. Bana göre; Huzurlu olmanın yolu… Pozitif düşünme, Olan şeyle yetinme, Şükretme, Maddiyattan çok, toplumsal/manevi değerlere ö...