gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

BATMAN’DA KÜRD ANALARIN TAVRI…


Mustafa Toprak
hayatsende@hotmail.com

Geçtiğimiz günlerde ilimizde bulunan şehit aileleri ve bazı STK temsilcileri, düzenledikleri basın toplantısıyla Diyarbakır’da HDP il binası önünde eylemlerini sürdüren annelere destek verdi.

82 milyon nüfusa sahip olan ülkemizin oransal olarak yaklaşık %20’sine tekabül eden Kürd vatandaşları, Türkiye’de etnik yapıyı anlamlı bir şekilde etkileyecek önemli bir nüfusa sahiptir. Kürdler dışında nüfus oranları yüzde olarak ifade edilebilecek olan etnik gruplar %1 ile Arap ve Zazalardır. Çerkezler, Lazlar ve diğer etnik gruplarla birlikte ülkemiz kültürel bir zenginliğe sahiptir.

Bu ülkenin çok büyük çoğunluğunun ne Kürd halkıyla nede Kürdçe ile her hangi bir derdi bulunmamaktadır. Yakın tarihte Kürd unsurunu görmezden gelen resmi bakış açısı, bugün etkisini neredeyse tamamen yitirmiş durumdadır. Net olan şu ki; ülkemiz, dünya ölçeğinde önemli bir güç haline gelmek istiyorsa, bunu ancak barındırdığı tüm kimlik unsurlarını bir araya getirerek yapabilir.

Bununla beraber, tehdit üreten bir coğrafyada bulunan ülkemizin bu bölgede önemli bir aktör olmasını istemeyen dış güçler, kışkırtıcı eylemleriyle yaşadığımız toplumu farklı ve endişeli olaylarla karşı karşıya bırakarak ve birbirleriyle sorunu olmayan kardeşler arasında sorun yaratmaya çalışarak kirli oyunlarını sürdürmeye devam ediyorlar.

Araya nifak tohumları ekerek kardeşlerin bir birine düşman edilmeye çalışıldığı cennet vatan ülkemizde sevginin ilelebet hâkim olması için, kardeşlerin sırtını birbirine güvenerek dayayabilmesi için ve nihayetinde 1000 yıldır süre gelen kardeşlerin birbirleriyle kucaklaşması için hepimizin çok daha fazla uyanık olması gerekir.

Batman’da bulunan 400’den fazla sivil toplum kuruluşunun ortak bir şekilde hareket ederek her türlü terörün karşısında olduğunu açıkça göstermesi gerekmektedir.  Sendikaların, İş ve meslek örgütlerinin, Akademisyenlerin ve hemşericilik derneklerinin üyeleriyle birlikte siyasi düşüncelerini bir tarafa bırakarak ülkemizin huzuru için desteklerini ilan etmeleri ve çözüm için somut önerilerini ortaya koymaları gereklidir.

Bölge insanımızın yıllardır hesap edilemeyecek kadar yaşadığı büyük acılar ve zararlar ‘Diyarbakır Annelerinin’ yüreğine neden ses verilmesi gerektiği konusunda hepimize ciddi mesajlar vermektedir.

Çocuklarımızın aydınlık yarınlara kavuşması, bölgemizin kalkınması, turizm yatırımlarının artması, ekonomik rahatlığın sağlanması, ülkemizin coğrafyasında huzura ulaşabilmesi için kardeşlik bağını güçlendirmemizden başka hiçbir seçenek bulunmamaktadır.

‘Diyarbakır Annelerine’ samimi bir şekilde destek olmaya gelenler olduğu gibi bu işi sulandırarak fotoğraf karelerine girmeye çalışanlara da dikkat etmek gerekir.

Diyarbakır annelerinin oturma eylemine destek vermek sadece birkaç basın toplantısından ibaret olmamalı çünkü mağdur olan sadece onlar değil yıllardır bu bölgede yaşayan ve her türlü mağduriyeti yaşamış olan Kürd ve Türk anneleridir.

Batman’da Kürd analarının tavrı dikkate alınarak silahtan uzaklaşılmalı ve kültürel zenginlik korunmalıdır.

Unutmayalım ki annelerin gözyaşında ırk ve ırkçılık olamaz.

Ve yine unutmayalım ki; cedlerimizin binbir emekle yeşertip büyüttüğü 1000 yıllık kardeşlik ağacını baltalamak hiç kimseye fayda vermeyecektir.

Kalın sağlıcakla…

Share
883 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ANADOLUDA TEK YÜREK OLMUŞ EVLATLAR…

    16 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Küresel sistemin baş yapıcıları, Genelde Mezopotamya coğrafyasında özelde ise Suriye’de oluşturmaya çalıştıkları tehlikeli projelerle kendilerine kalıcı bir alan oluşturmaya çalışırken, Ülkemizi de güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilecek bir süreci olgunlaştırma peşindedirler. Anlaşıldığı kadarıyla küresel sistemin baş yapıcıları amaçlarının sonucuna toplumun kardeşlik bağının ve kültürel değerlerinin parçalanması ile ulaşabileceklerini öngörmüşlerdir. Yaşadığımız toprakların asli kurucuları arasında en önde yer alan ve kurtuluş...
  • BATMAN’DA SİYASİ ACEMİLİK VE BÜROKRASİ…

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Millete hizmet etmek üzere atanan bürokratları eleştirmemiz gerekiyorsa vicdan hukuku çerçevesine dikkat ederek ve doğruları yerine koyarak eleştirmeliyiz. Eleştiriler, insani ve ahlaki kurallar çizgisinde yapıldığında ve sınırları saygı ile örüldüğünde elbette ki toplumun istifade edebileceği genel bir davranış halini alır. Hatta eleştiriler vicdan çizgisinin istikametine uyularak sırf bir hatayı bertaraf etmek için yapılıyorsa belki de dua nispetindedir. Ancak sırf siyasilerle farklı çalışma kültürüne sahip olunduğu için ya da fikir ...
  • ANALARI KİM AĞLATIYOR?

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Suriye’ye yapılacak bir operasyondan önce yazmayı düşündüğüm bu yazıyı, içinde bulunduğum şartların verdiği yorgunluk ve biraz da tembellikten olacak ki ancak kaleme alabildim. Evet, anaları kim ağlatıyor? Herkes “Analar ağlamasın” diyor” ama hiç kimse, anaların ağlatılmasında kendilerinin veya desteklediklerinin ne kadar payı olduğunu hiç sorgulamıyor. İlginçtir ki en çok da “Analar ağlamasın” diyen bazıları, en çok anaları ağlatmaktadırlar. Ayrıştırıcı ve kavgacı dil kullanan siyasilerin, Anaların ağlatılmasında büyük payları var. Si...
  • ANLAMSAL DOLGUNLUK..

    08 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Bir şeyi kırk kez söylediğimizde dilediğimiz o şey gerçekten de olur mu? Bizi koşullu şartlanmaya götüren kişisel telkinimiz bir yana dursun, bir kavrama sürekli odaklandığımızda o kavramın anlamını anlık olarak yitirmemiz olası. Bir şeyi kırk kez söylediğimizde, bilgisayarda yazı yazarken bir sözcüğe uzun süreli takılıp kaldığımızda ya da “burada şu sözcük kullanılsa anlam bütünlüğünü daha iyi sağlar,” düşüncesine daldığımız sırada gerçekleşen bu bilişsel olgu anlamsal doygunluk olarak tanımlanıyor. Şöyle düşünelim, odaya girdik, içeride alışı...