gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

Batman İki Öz Evladını Yitirdi


Hüseyin Kalkan
huseyinkalkan@hotmail.com

Evet, saygı değer okurlar, yeni yılın ilk haftasında Batman kendi bağrından çıkmış, kentte büyük katkılar sunmuş, yaşamın her alanında dışarıda tanıtımda öncülük etmiş, iki yiğit evladını yitirmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Önce mahrum Ahmet DİNÇ’in yurt dışında iş seyahati sırasında yaşanan trafik kazası sonrası yaşamını yitirdiği bilgisi tüm Batman’da yankılandı.

Herkes şoktaydı, ölümün soğuk yüzü kente hakim olmuştu, beklenen bir ölüm değildi.

Çünkü sevgili Ahmet farklıydı, heyecanlıydı, girişkendi, yardımseverdi, gözü karaydı.

Genç yaşta iş hayatında parlıyordu, enerjide, akaryakıta, yol yapımında AVM’lere en son sağlık sektöründe büyük hamleler yapmıştı kent dışında.

Şimdi de ülke dışında hem Batman’ı hem de ülkemizin bir iş adamı olarak  temsil etmeye hazırlanıyordu ki geçirdiği trafik kazası sonucu  hakkın rahmetne kavuştu.

İnanın hastanede otopsi için beklerken her an rahmetlinin merdivenden inişi canlanıyordu gözümde, indi inecek gibi geliyordu, bir türlü ölümüne inanamıyordum.

Evet, doğrularla yüz yüze gelmiştik. Toprağa verilirken her canlı doğar büyür gelişir. Hakkın Rahmetine kavuşur…

Mekânın cennet olsun dost. Dostların asla seni unutmayacak. Huzur içerisinde uyu. Tüm halkımızın başı sağ olsun.

Batman’ın Tarihi Çınarı

Rahmetli Ahmet’in taziyesi henüz bitmiş iken bu kez deprem etkisi yaratacak yeni bir ölüm feryadı yükseldi dalga dalga Batman’da, ülkede ve yurt dışında.

Batman’ın tarihi çınarı Hacı ( Necat NASIROĞLU ) ani bir rahatsızlık sonucu gittiği özel hastanede yaşama veda etmişti.

Şehir halkı, dostları, emekçiler, yoksullar, kadınlar, çocuklar, engelliler ve her yaştan insanlar akın akın yaşama gözlerini yumduğu hastaneye gelmeye başlamıştı.

Herkes şoktaydı.

Önce derin bir sessizlik hakim olmuştu ortama, yüzler solmuş, Hacı amcaya karşı son sorumluluğunu yerine getirmenin arayışı içerisindeyken, sevgili çocuklarının kent dışından hastaneye girişleri ile hareketlenmeler feryatlar yükselmeye başlamıştı.

Şehir yas’taydı.

Otopsi ve dini vecibeler yerine getirildikten sonra cenaze konvoyu çocukluğunu geçirdiği Basoke köyüne doğru yol almaya başladı.

Dostların ricası üzerine köy camisinde sabaha kadar onlarca din görevlisi tarafından Kur-an’ı Kerim okundu.

Ertesi gün sabah saatlerinden itibaren Batman halkı Basoke köyüne akın akın gelmeye başlamıştı.

Kent dışından dostları, iş adamları, kulüp başkanları, siyasiler ve toplumun her kesiminden…

Her yaştan insanlar Hacı babaya karşı sorumluluğunu bağlılığını ve vefa borcunu ödemeye ve dua etmeye gelmişti.

Hacı baba Batman’ın tarihi çınarıydı, portesiydi. Batman’ın ta kendisiydi.

Batman ile özdeşleşmişti. Emekten gelmişti. Ondan dolayı emeğe emekçiye büyük değer veriyordu.

Çevreciydi her ayak bastığı yerde ilk iş olarak orayı yeşillendirmeyi ve ağaçlandırmayı görev olarak esas almıştı.

Eğitime ve eğitimciye büyük önem veriyordu. Bu vesile ile şehirde de birçok okul ve üniversitede bir fakülte binasının maliyetini karşılamıştı.

Arkasında büyük eserler bırakmış yoksul öğrencilerin okumasına destek olmuş. Düzenli olarak burslar vermişti.

İnançlıydı ibadet yerlerin açılmasına da destek olmuş, taziye evlerinin açılmasına öncülük etmiş.

Belediye başkanlığım döneminde şehrin üç ayrı yerinde taziye evlerini belediyeye destek amaçlı yapma isteğini takdirle karşılamamız üzerine Beşevler Mahallesi taziye evi, Yavuz selim ve Petrolkent taziye evleri yapımını hızla gerçekleştirmiş.

İsmini verme teklifini kabul etmemiş hayırlı işin reklamı olmaz demiştir.

Binlerce kişiye iş sahası açmış, her zaman yoksullara destek olmuş Ramazan ayında yardıma muhtaç insanlara daha fazla maddi destek ulaştırmayı bir gelenek haline getirmişti.

Kimliğine, diline, kültürüne, inancına bağlıydı, mal varlığı arttıkça daha fazla mütevazı olmuş, şehrimizi Batman dışında her zaman onurla temsil etmiş bir şahsiyetti.

Rahmetli Hacı Necat NASIROĞLU…

Nur içerisinde yat, yerin mekânın cennet olsun, tüm kent halkının duaları seninledir Hacı amca.

Ailen, büyük bir sorumlulukla yetiştirmiş olduğun evlatların, sana karşı sorumluluklarını yerine getirmenin büyük çabası içerisindeler.

Ebediyete göç eden tarihi çınarı, bu halk, bu kent, asla unutmayacaktır…

Share
4575 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ANADOLUDA TEK YÜREK OLMUŞ EVLATLAR…

    16 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Küresel sistemin baş yapıcıları, Genelde Mezopotamya coğrafyasında özelde ise Suriye’de oluşturmaya çalıştıkları tehlikeli projelerle kendilerine kalıcı bir alan oluşturmaya çalışırken, Ülkemizi de güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilecek bir süreci olgunlaştırma peşindedirler. Anlaşıldığı kadarıyla küresel sistemin baş yapıcıları amaçlarının sonucuna toplumun kardeşlik bağının ve kültürel değerlerinin parçalanması ile ulaşabileceklerini öngörmüşlerdir. Yaşadığımız toprakların asli kurucuları arasında en önde yer alan ve kurtuluş...
  • BATMAN’DA SİYASİ ACEMİLİK VE BÜROKRASİ…

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Millete hizmet etmek üzere atanan bürokratları eleştirmemiz gerekiyorsa vicdan hukuku çerçevesine dikkat ederek ve doğruları yerine koyarak eleştirmeliyiz. Eleştiriler, insani ve ahlaki kurallar çizgisinde yapıldığında ve sınırları saygı ile örüldüğünde elbette ki toplumun istifade edebileceği genel bir davranış halini alır. Hatta eleştiriler vicdan çizgisinin istikametine uyularak sırf bir hatayı bertaraf etmek için yapılıyorsa belki de dua nispetindedir. Ancak sırf siyasilerle farklı çalışma kültürüne sahip olunduğu için ya da fikir ...
  • ANALARI KİM AĞLATIYOR?

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Suriye’ye yapılacak bir operasyondan önce yazmayı düşündüğüm bu yazıyı, içinde bulunduğum şartların verdiği yorgunluk ve biraz da tembellikten olacak ki ancak kaleme alabildim. Evet, anaları kim ağlatıyor? Herkes “Analar ağlamasın” diyor” ama hiç kimse, anaların ağlatılmasında kendilerinin veya desteklediklerinin ne kadar payı olduğunu hiç sorgulamıyor. İlginçtir ki en çok da “Analar ağlamasın” diyen bazıları, en çok anaları ağlatmaktadırlar. Ayrıştırıcı ve kavgacı dil kullanan siyasilerin, Anaların ağlatılmasında büyük payları var. Si...
  • ANLAMSAL DOLGUNLUK..

    08 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Bir şeyi kırk kez söylediğimizde dilediğimiz o şey gerçekten de olur mu? Bizi koşullu şartlanmaya götüren kişisel telkinimiz bir yana dursun, bir kavrama sürekli odaklandığımızda o kavramın anlamını anlık olarak yitirmemiz olası. Bir şeyi kırk kez söylediğimizde, bilgisayarda yazı yazarken bir sözcüğe uzun süreli takılıp kaldığımızda ya da “burada şu sözcük kullanılsa anlam bütünlüğünü daha iyi sağlar,” düşüncesine daldığımız sırada gerçekleşen bu bilişsel olgu anlamsal doygunluk olarak tanımlanıyor. Şöyle düşünelim, odaya girdik, içeride alışı...