gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

22 Ağustos 2015

Barışın Savunucuları Olmak


Delil Ateş
delilates@batmangapgazetesi.com

Kazananı Olmayan Bir Savaşın Savunucusu Olacağımıza, Hep Beraber Kazanacağımız Barışın Savunucusu Olalım

Çözüm süreciyle beraber annelerin ağlamayacağı bir ülke özlemine doğru her gün adım, adım yaklaşırken, kimsenin sebebini tam çözemediği bir şekilde 90’ların ruhuna geri döndük. Ölümler, ağıtlar ve yıkımlar…

Ne kadar da zordur kalemin gencecik ölümleri ve sonrasında kalan yıkımları yazması. Bugün bu zorluğun gölgesinde bir yerdeyim. Silahların patlamak için bu kadar hazırda beklemesi ne acı.

Oysaki biz barışa ve huzurlu bir ülkeye ne kadar da adapte etmiştik kendimizi. Gencecik fidanların, annelerinin gözyaşları içinde toprağa verilmesinin kime ne faydası var. Allah aşkına bunu biri izah etsin.

Toplumsal olarak ciddi bir ayrışmanın eşiğindeyiz. Hepimiz koltuklarımıza oturmuş televizyon da ve sosyal medya üzerinden futbol maçlarının skorlarını bekler gibi ölülerimizin azlığına ve çokluğuna seviniyoruz. Karşı tarafı ne kadar kötü bir ölümle ödüllendirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Biz böyle değildik,biz bu kadar acımasız değildik.

Öldürelim birbirimizi, öldürülecek kimse kalmayana kadar. Bunu denemedik mi? Hem de defalarca.90’lı yıllarda iki tarafın mantığı da ölmek ve öldürmek üzerine değimliydi? Kazanan var mı? Hepimizin hem fikir olacağı şekilde hayır. Kaybeden var mı? Yine hepimizin hemfikir olacağı şekil de evet. Hem de hepimiz.

Çözüm süreciyle beraber refah seviyesi yükselen ve lider ülke olma yolunda büyük bir ivme kazanan ülkemizin durumu her geçen gün kötüye gidiyor. Dolar önüne geçilmez bir yükselişte. Ekonomik kriz kapıda. Biz hiç mi geçmişten ders almadık. Ne çabuk unuttuk. Bir gece de servet kaybeden işadamlarını bir gece de ekmeğe muhtaç hale gelen bizleri.

Gelin kazananı olmayacak bir savaşın savunucusu olacağımıza hep beraber kazanacağımız bir barışın savunucusu olalım. Silahları durdurmak için hepimiz elimizi taşın altına koyalım.

Silah sesi, vicdanın sesini, siyasetin sesini her zaman bastırır. Ne örgütten ne de devletten korkmayalım. Hiçbirimizin canı gençliğinin baharında kör kurşuna giden gençlerin canından daha kıymetli değil.

Bu kadar duyarsız kalarak her gelen gencin ölümünden sorumluyuz bunu böyle bilesiniz. Eğer ki vicdan sahibiyseniz gelin silahlara karşı hep beraber, barışın yanında saf duralım…

 

Delil ATEŞ

delilates_20@hotmail.com

Share
1761 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ANADOLUDA TEK YÜREK OLMUŞ EVLATLAR…

    16 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Küresel sistemin baş yapıcıları, Genelde Mezopotamya coğrafyasında özelde ise Suriye’de oluşturmaya çalıştıkları tehlikeli projelerle kendilerine kalıcı bir alan oluşturmaya çalışırken, Ülkemizi de güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilecek bir süreci olgunlaştırma peşindedirler. Anlaşıldığı kadarıyla küresel sistemin baş yapıcıları amaçlarının sonucuna toplumun kardeşlik bağının ve kültürel değerlerinin parçalanması ile ulaşabileceklerini öngörmüşlerdir. Yaşadığımız toprakların asli kurucuları arasında en önde yer alan ve kurtuluş...
  • BATMAN’DA SİYASİ ACEMİLİK VE BÜROKRASİ…

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Millete hizmet etmek üzere atanan bürokratları eleştirmemiz gerekiyorsa vicdan hukuku çerçevesine dikkat ederek ve doğruları yerine koyarak eleştirmeliyiz. Eleştiriler, insani ve ahlaki kurallar çizgisinde yapıldığında ve sınırları saygı ile örüldüğünde elbette ki toplumun istifade edebileceği genel bir davranış halini alır. Hatta eleştiriler vicdan çizgisinin istikametine uyularak sırf bir hatayı bertaraf etmek için yapılıyorsa belki de dua nispetindedir. Ancak sırf siyasilerle farklı çalışma kültürüne sahip olunduğu için ya da fikir ...
  • ANALARI KİM AĞLATIYOR?

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Suriye’ye yapılacak bir operasyondan önce yazmayı düşündüğüm bu yazıyı, içinde bulunduğum şartların verdiği yorgunluk ve biraz da tembellikten olacak ki ancak kaleme alabildim. Evet, anaları kim ağlatıyor? Herkes “Analar ağlamasın” diyor” ama hiç kimse, anaların ağlatılmasında kendilerinin veya desteklediklerinin ne kadar payı olduğunu hiç sorgulamıyor. İlginçtir ki en çok da “Analar ağlamasın” diyen bazıları, en çok anaları ağlatmaktadırlar. Ayrıştırıcı ve kavgacı dil kullanan siyasilerin, Anaların ağlatılmasında büyük payları var. Si...
  • ANLAMSAL DOLGUNLUK..

    08 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Bir şeyi kırk kez söylediğimizde dilediğimiz o şey gerçekten de olur mu? Bizi koşullu şartlanmaya götüren kişisel telkinimiz bir yana dursun, bir kavrama sürekli odaklandığımızda o kavramın anlamını anlık olarak yitirmemiz olası. Bir şeyi kırk kez söylediğimizde, bilgisayarda yazı yazarken bir sözcüğe uzun süreli takılıp kaldığımızda ya da “burada şu sözcük kullanılsa anlam bütünlüğünü daha iyi sağlar,” düşüncesine daldığımız sırada gerçekleşen bu bilişsel olgu anlamsal doygunluk olarak tanımlanıyor. Şöyle düşünelim, odaya girdik, içeride alışı...