logo

Aybuke Öğretmen…


Mustafa Toprak
hayatsende@hotmail.com

Aybuke öğretmen gençti, heyecanlıydı, çocuklarımızın geleceğini aydınlatmak için çok istekliydi.

Henüz 22 yaşındaydı, ruhunun inceliği narin ve gülen yüzünde yer bulmuştu kendine,

Zarif elleriyle dağıtmıştı karneleri geleceğimiz olan öğrencilerine ve sevdası vardı bu ülkenin gelecek nesillerine…

Bölge insanımız çilekeşti, canı yanmıştı, analar toprağa düşmüş genç fidanları için ağıt yakarken, o kocaman ve sevimli yüreğiyle çocuklarımızı eğitmek için ta Balıkesir’den buralara gelmişti.

Ve Şenay öğretmen de birçok gencimiz gibi yine hain bir kurşunla toprağa düştü.

Giden sadece bir can değildi, giden bu cennet vatanı inşa etmek üzere çocuklarımızdan güler yüzünü eksiltmeyen bir melekti,

Batman halkının bundan önce teröre karşı ortaya koyduğu kitlesel tepkiler, bölge insanı üzerinden inşa edilmeye çalışılan bütün hainlikleri bertaraf etmek için icra edilmiş güçlü bir kalkan nispetindeydi,

Soner çavuş ve Şenay öğretmenle birlikte son on gün içerisinde ilimizde gerçekleştirilen ve sonu ölümle biten bütün saldırıları, halkımız tarafından teröre karşı konulan huzur ve sükûn kalkanını ortadan kaldırmaya yönelik eylemler olarak görmek gerekiyordu.

Ve yine son on günde ilimizde gerçekleştirilen saldırıları huzurumuza, dayanışmamıza, kalkınmamıza, kardeşlik hukukumuza ve çocuklarımızın geleceğine yönelik olarak planlanmış eylemler olarak görmek gerekiyor.

Hiçbir Kürd anası çocuğunu başka etnikten olan bir çocuğu toprağa düşürsün için emzirmemiştir ve yine hiçbir Türk anası da çocuğunu başka etnikten olan bir çocuğu toprağa düşürsün diye yetiştirmemiştir.

Hem hangi ananın ölen evladı için akıttığı gözyaşında etnik grubu yazar ki?

Barışçıl olmak şartıyla doğuştan kazanılan ve kullanılamadığı iddia edilen tüm hakların demokratik yöntemlerle istenmesi varken, neden silahla arayışlar devam ediyor?

Üst veya alt akıl, adını ne koyarsanız koyunuz, elleri böğründe gençlerimizin ölmesini bekleyen bu kirli yapılara dur demek için yerel dinamiklerimizin sesini biraz daha yükseltmesi gerekmiyor mu?

Halktan beklenen tepkiler neden üniversite senatosundan, sivil toplum kuruluşlarından veya siyasilerin kapsında bekleyen bir takım kurum müdürlerinden de beklenmiyor?

Bu ilin kanaat önderleri, âlimleri, sendikaları, medyası ne iş yapar ki?

Neden bu ölümlerin durması için ellerine taşın altına koymazlar?

Yüreği yanan anaların gözyaşını dindirmek için neden suskun kalmayı tercih ederler?

Hadi toptancı bir yaklaşım olmasın ama birkaç örgütün bir araya gelerek oluşturduk dedikleri platformun, düşük seviyeden yaptığı açıklama ne kadar etkili olabilir ki?

Masum insanların katledildiği saldırıların gerçek bir dava olmadığını/olamayacağını söylemek din âlimlerimize çok mu zor geliyor?

Hayalleri olan çocuklarımızın umutlarını yeşertmeye gelen öğretmenlerin bizlere emanet olduğu ve bir göz gibi korunması gerektiği neden hutbelerde anlatılmıyor?

Bu ilin siyasi temsilcileri her gün toprağa düşen gençlerimizi korumak için neden elini taşın altına koymuyor?

Güçlü Türkiye hedefinin her dönemde küresel şer odaklarını ve onların yerli işbirlikçilerini rahatsız ettiğini neden haykırmıyoruz/haykıramıyoruz?

Kardeşlik ve birlik iklimiyle öne çıkan ilimizi ürkütmek ve kutuplaştırmak arayışı içerisinde olanlara karşı neden sessiz kalıyoruz ki?

Güçlü ve huzurlu Batman imajı varken, terör eylemleriyle ilimizin imajının bozulmasına neden sessiz kalıyoruz ki?

Bu kadim topraklar hepimizindir,

Bölgemizi huzur ve sükûn içerisinde tutmak gelecek nesillere karşı ortak ödevimizdir.

Ve yine,

Birlik ruhunu canlı tutmak,

Ortak vicdanı harekete geçirmek,

Kirli akıllara karşı ortak aklı tercih ederek şer odaklarına karşı yekvücut olduğumuzu göstermek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Etnik kökeni ne olursa olsun gençlerimizin toprağa düşmesini engellemek hepimiz için bir zorunluluktur.

Çocuklarımızın umutlarını yeşerterek filizlenmelerini sağlamak her ebeveynin vazife alandır.

Gelin gençlerimizin eline silah vermek yerine onlara aş verelim, iş verelim, kitap verelim.

Ölümlerin kokmadığı ve kutuplaşmanın engellendiği bir şehirde yaşamak dileğiyle,

Kalın sağlıcakla…

Mustafa TOPRAK

Share
466 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gölgeleri ve Engelleri Alt Eden Feraset

    23 Haziran 2017 Yazar Makaleleri

    Bu gün ülkemizin ekonomisi, uluslararası tüm ekonomik saldırılara ve oluşturulmaya çalışılan sanal siyasi meselelere rağmen günden güne daha iyiye gidiyor, güven veren mukavemetini ortaya koyuyor. Kısacası iş dünyası ve vatandaş nezdinde geçmişte hep var olan endişe ve belirsizlik yerini umut ve güvenle geleceğe bakmaya baktırmışsa, geleceğe yönelik atılan adımların ne denli doğru olduğunun kanıtıdır. Geçmiş dönemleri belki çabuk unutuyoruz/unutturuluyoruz, ama dün gibi hatırladığımız yakın geçmişin ehil olmayan yöneticileri, ülkenin nası...
  • Bayram…

    23 Haziran 2017 Yazar Makaleleri

    Bir ay boyunca evlerimizde ve gönüllerimizde misafir ettiğimiz mübarek Ramazanı ayını gözlerimiz ve gönüllerimiz ağlar bir şekilde uğurluyoruz. Bin aydan daha kıymetli olan kadir gecesini yani yüce kitabımızın doğum gününü içinde barındıran bu kutsal ayda tüm nefsanî duygularımıza dur diyen Ramazan, Kuran ve sünnet istikametinde yürümemizi emrederek şeytani rotadan vazgeçmemizi ve ilahi rotaya girmemizi istedi. Evlerimizde ve gönüllerimizde konuk ettiğimiz bu ayın hikmetlerini saymak ve anlatmak elbette ki bu konunun uzmanı olan ilahiyatç...
  • Ak Partide Değişim…

    23 Haziran 2017 Yazar Makaleleri

    16 Nisan Referandumuyla sistemde yapılan değişiklik sonrası, artık her siyasi parti kendi iç muhasebesini çok iyi yapmak durumunda kalacak. Bundan böyle siyasi partilerin başarı çıtası %50+1 olarak değerlendirilecek ve bu oranı alan partinin adayı… Cumhurbaşkanı seçilip, ülke yönetiminin dümenine geçecek. Bu yüksek çıtayı yakalayabilmek için partiler… Büyük bir değişim ve dönüşüm yapmak zorunda kalacaklar. Bunun yolu da parti organlarında dinamizmin gerçekleşmesi…ve toplumsal kucaklaşmadan geçer. Siyasi partilerde lokomotif olan… Li...
  • Bayram Bereketi…

    23 Haziran 2017 Yazar Makaleleri

    Tüm zamanlar ve günler Allah’ın nimetleridir. Dünya meşguliyetleri arasında gaflete dalacağımızı bilen Allah, kendimize gelebilmemiz için bazı ibadet ve zamanları fırsat olarak göstermiştir. Tıpkı okullardaki sınavlar gibi. Sınavların esas amacı, öğrencilerin seviyelerinin tespitinden ziyade, sınav heyecanıyla çalışmaya teşvik etmek ve bilgilerini tazelemeye yöneltmektir. Hz. Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: “Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, son günleri cehennemden kurtuluştur.” Ramazan ayı, Rahmet ve Berek...