logo

Allah’ın Huzuruna “Şükrederek” Çıkın!


Mehmet Kızılkaya
mehmetkizilkaya@batmangapgazetesi.com

Allah (c.c) huzuruna şükrederek çıkın!

İnsanlığın ruhu o mükemmel şükür ile süslenmişse, yaşamları, hayatları ve kalplerdeki memnuniyet tohumlarını güzelliklerle filizlendirip yeşertir. Şükür herkeste bulunmayan çok güzel bir duygudur. Allah’a şükür rızıkları artırmakla beraber, insanlığın hiçbir isteği geri çevrilmemekte olan çok güzel bir duygunun kelamıdır.

Cenabı Allah, hak kitap olan Kuran’ı Kerim’de şöyle buyuruyor:

“Hani Rabbiniz şöyle buyurmuştur: Andolsun, Eğer şükrederseniz elbette size nimetimi daima artırırım. Eğer ki nankörlük ederseniz hiç şüphesiz ki azabım çok şiddetlidir.” (İbrahim Suresi – 7.Ayet)

Allah’a Şükür, Cenabı Allah’ın verdiği nimetleri sürekli olarak yerinde kullanmaktır.

Allah’a Şükür, gizli ve aşikar tüm azalarla yaratılan her şeyin gerçek sahibi olan yalnızca Allah’a itaat etmektir.

Allah’a Şükür, Cenabı Allah’a kalben saygı ve sevgi besleyerek yapılan ve de yapılmak istenen başta çirkin günahlardan olmak üzere tüm günahlardan kaçınmaktır.

Allah’a Şükür, nimeti verene daima saygı duyarak hürmet etmek ve O’na karşı küfran-ı nimette bulunmamaktır.

“Cenabı Allah’tan ne dilediyseniz hepsini sizlere vermiştir. Eğer ki Yüce Allah’ın bunca nimetini birer birer saymaya kalkışırsanız hiçbir zaman bitiremezsiniz. Gerçekten insan pek zalim ve nankördür.” (İbrahim Suresi – 34.Ayet)

İnsan mutluluğun en gizli anahtarı Allah’a şükretmektir.

Allah’a Şükür, var olan her şeyin Cenabı Allah’tan geldiğini bilen insanın, Allah’a olan sevgisini, teşekkürünü gösteren en güzel ibadetlerden biridir. Rabbimize şükretmemiz için birden fazla sebep sayabiliriz. Uyurken uykunuzdan sizleri uyandıran, tam ölecekken sizleri tekrardan dirilten, hastayken tekrardan sağlığına kavuşturan ve sizleri eski sağlılığına kavuşturan yalnızca Cenabı Allah’tır. Görmenizi, duymanızı, konuşmanızı, yürümenizi, yemenizi, koşmanızı, nefes almanızı ve var olan tüm güzellikleri sürekli olarak yaşamanızı sağlayan yalnızca ebedi olan Cenabı Allah’tır.

“Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp düşünmez misiniz? Eğer Allah (c.c) nimetlerini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayan ve esirgeyendir.” (Nahl Suresi, 17. – 18. Ayet)

Ahir zaman noktasında insanların birçoğu Allah’a şükretmekten tamamen uzaklaştıkları bir dönemin içerisinde yüzmektedirler. İçerisinde yüzdükleri dönemde insanlar Allah tarafından verilen nimetlerin tümünün Allah (c.c) tarafından verildiğini tamamen unutmakla beraber, ebedi olmayan dünya hayatına büyük hırslarla bağlanmışlar. Sahip oldukları maddi ve manevi her türlü zenginlikleri kendilerinden bilirler. Elde ettikleri (sözde) nimetleri kendilerinin çabalarıyla, zekalarıyla ve hak ederek elde ettiklerine inanır dururlar. Fakat bu şekilde düşünen insanların, gerçekte Cenabı Allah’a karşı çok büyük bir nankörlük içinde oldukları kesin olarak bilmelidirler. Neden mi? Çünkü insanlığa verilen tüm nimetlerin sahibi yalnızca Yüce Allah’tır. Yüce Allah Ayeti Kerim’sin de şöyle bildirir:

“Nimet olarak sizlere ulaşan her ne varsa, Allah’tandır. Sonra sizlere bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O’na yalvarmaktasınız. Sonra sizden zararı kaldırdığında, sizden bir grup (hemen) Cenabı Allah’a şirk koşar;  Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için. Öyleyse yararlanın, ilerde bileceksiniz.”  (Nahl Suresi – 53. – 55. Ayet)

Unutma Ey İnsanoğlu!

Yüce Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük yapmaya zorlanmak ve şükürden uzaklaştırmak şeytanın en büyük oyun ve de taktiklerinden bir tanesidir. Bu şekilde insanları inkara yaklaştırmakta ve Cenabı Allah’ın yolundan saptırmaktadır. Şeytanın bu sinsi oyun ve taktikleri Kuran’ı Kerim’de şöyle bildirilir:

“Sonra muhakkak arkalarından, önlerinden, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.” (Allah) dedi: “Kınanıp alçatılmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım.” (Araf Suresi – 17. – 18. Ayet)

Ey Allah Dostları!

Allah’a Şükür, öyle güçlü bir eylemdir ki; o kelimeyi duymak hafızası olan suyu bile farklılaştırmakla beraber insanın yüreğini, yaşamını, dünyasını ve en önemlisi de ebedi olan ahretini en güzel hale getiriyor.

Allah’a Şükür, insanın güzelleştiğinin ve Cenabı Allah’ın nuruna kavuştuğu anın kanıtıdır.

Mutluluğun en büyük anahtarı “Allah’a Şükür Etmektir.”

Allah’a Şükür, çağımızın en büyük vebası olan depresyona, psikolojik sorunlara ve tüm hastalıklara ilaç gibi gelmektedir.

Allah’a Şükür eden insanların; hayata daha güzel baktığı, daha önemle baktığı, daha olumlu baktığı, daha neşeli olduğu, daha hoşgörülü olduğu, yapıcı ve cömert olduğu gerçeği doğrulanmaktadır.

Allah’a Şükür edenler, içerisinde oldukları sıkıntıları daha çabuk çözüme ulaştıranlardır.

İnsanlığın sistemi içerisinde maneviyata çok görev düştüğü için sizlerinde her daim bu sistem içerisinde bulunan maneviyata daha çok önem vererek onunla yol almanız gerekir. Onunla yol alan her insanın Allah’a Şükrü daha çok olur. Bununla beraber daha çok mutlu ve neşeli olur. İşte Allah’a Şükür, bu sistemlerin tümünün ana rehberidir.

Allah’a Şükür, insanlığı çok iyi hissettirir. Affedici, cesaretli, mutlu ve tevazu sahibi yapar. İnsanlık Allah’a Şükrederek güzelleşir.

Allah’a Şükür, Allah’ın cömertliğine karşı en güzel kabuldür. Allah’a Şükür, insan duyguları arasında en önemli köprü ayağıdır. Geçmişi mutluluk, geleceği umuttur.

Allah’a Şükür, kalplerin en önemli şifa sebebidir.

“Kalbin Allah’a Şükrü, bütün iyiliklerin, ancak asıl sahibi olan Allah’tan geldiğinin kalben bilinmesidir.” (Elmalılı Hamdi)

Ne güzel söylüyor Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v);

“Kanaat eden, en çok şükredenlerden sayılır.” Çünkü kanaatkar kimse elindekilerin nimet olduğunun farkında olandır.

Değerli Allah Dostları!

Mutluluğun formülü şükredenlerden olmakta ve nimetleri görmekte gizlidir.

Mutluluk, Allah’a Şükürdedir. Şükürse, görmek ve tefekkür etmek demektir.

Allah’a Şükür, insanı yaşatır. İnsanı ayakta tutar. Allah’a Şükür, doyumdur, bolluktur, teşekkürdür. Allah’a Şükür, bizleri ince düşünceli yapandır. Allah’a Şükür, bir iyiliksever hareketidir. Allah’a Şükür, nimetleri arttırdığı gibi, insanı Allah’a ulaştırır. Allah’a ulaşan insanın gönlü zengin olur.

Allah (c.c) buyuruyor:

“Eğer siz iman eder ve şükrederseniz, Allah size neden azap etsin.” (Nisa Suresi, 147. Ayet)

Allah, şükre karşılık veren ve her şeyi hakkıyla bilen ve de verendir.

Allah’a Şükür edenlerden olmanız dileğiyle…

Allah’a Şükretmekle Kalın.

Vesselam!

“Mehmet Kızılkaya”

Share
418 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Uydurulan Din” Uydurukçularına Reddiye – 2

    18 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Toplumumuzda anlatılan meşhur bir hikâye var: Adam, uzun süre görmediği askerlik arkadaşını ziyarete gider. Günün güzel yemeklerinden nohut yenildikten sonra sohbete başlarlar. Bir ara ev sahibi gayri ihtiyari gaz kaçırır. Batı toplumlarında ve Tıpça da bir rahatlama olarak normal görülen gaz çıkarma, her nedense bizde hoş karşılanmaz ve ayıplanır. Ev sahibi bu mahcubiyetle küçük oğluna bir tokat atarak “Ayıptır oğlum, bir daha yapma!” diyerek çocuğu azarlar. O günün çocukları bugünün çocukları gibi yetiştirilmediklerinden “ Ne vuruyor...
  • Yaşanılan Çağın En Etkili Hastalığı “EGO”

    16 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Yaşadığımız çağın en büyük ve en etkili hastalığı EGO’dur. Freud’un sözüyle, “EGO, şahlanmış bir at üzerindeki şovalye gibidir.” EGO, bencilliğin anasıdır. Kişinin kendi çıkarını ve yaşamını göz önünde bulundurması durumudur. Kişi ve kişilerin rahatlığa ve doyuma ulaşması için her yolu mubah görmekte olanların durumudur. EGO sahibi insanlar, kendi hayatlarının her noktasında gereğinden fazla acılar ve omuzlarına gereğinden fazla yük bindirenlerdir. EGO, insan yaşamının her noktasında yıkıcı bir durum teşkil etmektedir. EGO, yaşanılan çağı...
  • Batman’da AK Parti ve Seçmenlerle İletişim…

    12 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Siyasi görüşleri paylaşan kişilerin bir ülkenin yönetiminde söz sahibi olmak üzere kurdukları örgütlere Siyasi Parti denir. Tüm şehirlerde teşkilatlanarak örgütlenmelerini tamamlayan siyasi partiler ülke yönetiminde neden söz sahibi olmaları gerektiğiyle ilgili propagandalar yaparak bütün seçmenleri bilgilendirmek zorundadırlar. Kılcal damarlara kan taşıyan kalbin vücuttaki organları beslemesi  gibi siyasi partiler de sistematik olarak seçmene ulaştıklarında başarıya ulaşma şanslarını göreceli olarak artırmaya başlarlar. Hepimiz çok iy...
  • Bir Kazanın Ardından…

    11 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Zamanla yaşanan tecrübeler insana çok şey öğretir. Halkını ve insanlığı düşünüp bu tecrübelerden ders alanlar; eksikliklerini tespit edip bu doğrultuda kanun ve yasalarını güncelleştiren halklar, ülkeler kalkınırlar. Ama maalesef toplum olarak da, devlet olarak da yaşananlardan dersler çıkarmıyor, canımız yanmadan ses çıkarmıyoruz. Her şeyin düzeltilmesini ve mükemmelliği devletten ve idarecilerden bekliyoruz. Ama devleti yöneten idarecilerin aramızdan çıktığını hep göz ardı ediyoruz. Evet, esas sorumluluk devleti idare edenlere aittir am...