logo

Akıllı İnsanların Bildiği Ama Gizlediği Birtakım Gerçekler!


Halime Aytaç Erdoğan
halimeaytacerdogan@hotmail.com

Akıllı insanların bildiği ama diğer insanlardan gizlediği birtakım gerçekler var. Fakat diğer insanlarla paylaşmamaları için de çok iyi sebepleri var.

Aslında akıllı insan tanımı kişiden kişiye göre değişebilir elbette. Genel olarak çevremizde gördüğümüz olaylar karşısında sakinlik çözüme ulaşabilen, kendi hayatına odaklanmış ve ayağı yere sağlam basabilen insanlar akıllı insan olarak tabir ediliyor.

İşte kendini yetiştirebilmiş, akıllı insanların hayatla baş ederken herkesten sakladıkları birkaç sır.

1.(Akıllı insanlar yalan söylediklerini anladıkları kişiyi kimseye söylemezler. ) çünkü o kişinin yalan söylediğini anladığını bildiğinde, gelecek zamanlarda gerçekleri daha farklı şekilde saklayacaklarını bilirler. Bu yüzden ne yalan söyleyen kişiye ne de çevresine bunu anladıklarını söylerler.

2.(Diğer insanların yanlışlarını görmeye çalışmazlar.) Akıllı insanlar hatalardan birçok şey öğrenildiğini düşünürler. Başkasının hatasını bu yüzden gözlerine sokmaya kalkmazlar. Hatalarını onlara söyleyerek bundan  ders çıkarmasını önlemezler. İnsanlara tecrübelerini aktararak onlara doğruyu göstermeye çalışmazlar. Onların kendi tecrübeleriyle gerçek doğruyu bulabileceklerine inanırlar.

3.(Başarılarının sırrını söylemezler.) çünkü başarılı olabilmenin yollarını ararken çok tecrübe yaşamışlardır. Yolun sonundaki ışığı bulmak ve ona varmak uğrunda çok çaba göstermişlerdir. Bu yüzden kendi birikimlerini kendilerine saklarlar. Zaten bu yüzden diğerlerinden daha başarılı olurlar.

4.(Akıl hocalarını kimseye söylemezler.) Akıllı insanların da çözüme ulaşmakta zorlandığı sorunları olabilir. Bazı kriz dönemlerini nasıl yöneteceklerini bilemedikleri anlar olur. Böyle zamanlarda tavsiyelerine çok güvendikleri birinden yardım alabilirler. Fakat bunu kimseye söylemezler. Sanırım akıllı insanlar aynı zamanda da biraz kurnazlar.

5.(İnsanlarla tartışırken dikkatli davranmaya çalışırlar.) Akıllı insanlar düşüncesizce bir eleştirinin diğer insanların kendine olan güvenini sarsacağını düşünerek hareket ederler ve kelimelerini ona göre seçerler. Birini eleştirmek için gerçekten yerinde bir durum veya zaman olup olmadığını dikkat ederler.

6.(Az konuşur, çok çalışırlar.) Akıllı insanlar konuşmaya  daha az, çalışmaya daha çok zaman ayırırlar. Çünkü başarıya ulaşmada sürekli konuşmanın değil, çabaları uğrunda hareket etmenin önemli olduğunu bilirler.

7.(İnsanlarla yakın olabilmek için bir çaba içerisine girmezler.) Akıllı insanlar girdikleri bir ortamda kendilerini sevdirmek için uğraşmazlar.ilgi çekmek için farklı bir insan gibi davranmazlar ya da soğuk tavırlar sergilemezler.

Belli bir mesafeleri vardır ve insanları hayatlarına seçerek alırlar. Bu da onların güvenli bir dostluk bağı kurmalarını kolaylaştırır. Herkesle aynı yakınlık derecesine sahip olmanın tehlikeli olduğunu bilirler.

Akıllı bir insan olmak aslında tecrübelerinizden neler öğrendiğiniz ile de ilgilidir. Çok konuşmanın bir önemi olmadığını da akıllı insanlar tecrübe ederek öğrenmişlerdir.

Az ve yerinde konuşmak hem sizin saygınlığınızı arttırır, hem de tavsiyelerinizin daha çok dikkate alınmasını sağlar.

Belki insanları böyle kalıba sokarak anlatmak bazı okurlara ters gelebilir. Fakat etrafınızdaki başarılı insanlara bakarsanız, çoğunda özellikleri görebilirsiniz.

Genelde sınıfımızda da en başarılı olan arkadaşlar bildiklerini çok paylaşmayanlardır. Hepimizin böyle arkadaşları olmuştur.

Akıllı olmak biraz kurnaz ve gözü açık olmayı gerektiriyor olabilir. Hırsına kapılıp gitmediği sürece, kimsenin hedeflerine ulaşmada bir engeli yoktur..!

Halime Aytaç Erdoğan

Share
729 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Uydurulan Din” Uydurukçularına Reddiye – 2

    18 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Toplumumuzda anlatılan meşhur bir hikâye var: Adam, uzun süre görmediği askerlik arkadaşını ziyarete gider. Günün güzel yemeklerinden nohut yenildikten sonra sohbete başlarlar. Bir ara ev sahibi gayri ihtiyari gaz kaçırır. Batı toplumlarında ve Tıpça da bir rahatlama olarak normal görülen gaz çıkarma, her nedense bizde hoş karşılanmaz ve ayıplanır. Ev sahibi bu mahcubiyetle küçük oğluna bir tokat atarak “Ayıptır oğlum, bir daha yapma!” diyerek çocuğu azarlar. O günün çocukları bugünün çocukları gibi yetiştirilmediklerinden “ Ne vuruyor...
  • Yaşanılan Çağın En Etkili Hastalığı “EGO”

    16 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Yaşadığımız çağın en büyük ve en etkili hastalığı EGO’dur. Freud’un sözüyle, “EGO, şahlanmış bir at üzerindeki şovalye gibidir.” EGO, bencilliğin anasıdır. Kişinin kendi çıkarını ve yaşamını göz önünde bulundurması durumudur. Kişi ve kişilerin rahatlığa ve doyuma ulaşması için her yolu mubah görmekte olanların durumudur. EGO sahibi insanlar, kendi hayatlarının her noktasında gereğinden fazla acılar ve omuzlarına gereğinden fazla yük bindirenlerdir. EGO, insan yaşamının her noktasında yıkıcı bir durum teşkil etmektedir. EGO, yaşanılan çağı...
  • Batman’da AK Parti ve Seçmenlerle İletişim…

    12 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Siyasi görüşleri paylaşan kişilerin bir ülkenin yönetiminde söz sahibi olmak üzere kurdukları örgütlere Siyasi Parti denir. Tüm şehirlerde teşkilatlanarak örgütlenmelerini tamamlayan siyasi partiler ülke yönetiminde neden söz sahibi olmaları gerektiğiyle ilgili propagandalar yaparak bütün seçmenleri bilgilendirmek zorundadırlar. Kılcal damarlara kan taşıyan kalbin vücuttaki organları beslemesi  gibi siyasi partiler de sistematik olarak seçmene ulaştıklarında başarıya ulaşma şanslarını göreceli olarak artırmaya başlarlar. Hepimiz çok iy...
  • Bir Kazanın Ardından…

    11 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Zamanla yaşanan tecrübeler insana çok şey öğretir. Halkını ve insanlığı düşünüp bu tecrübelerden ders alanlar; eksikliklerini tespit edip bu doğrultuda kanun ve yasalarını güncelleştiren halklar, ülkeler kalkınırlar. Ama maalesef toplum olarak da, devlet olarak da yaşananlardan dersler çıkarmıyor, canımız yanmadan ses çıkarmıyoruz. Her şeyin düzeltilmesini ve mükemmelliği devletten ve idarecilerden bekliyoruz. Ama devleti yöneten idarecilerin aramızdan çıktığını hep göz ardı ediyoruz. Evet, esas sorumluluk devleti idare edenlere aittir am...