gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

Adalet Nerde?


İhsan Pınar
ihsan@batmangapgazetesi.com

“Adalet mülkün temelidir” veciz sözünün birçok yerde asılı, her yerde ve herkesçe dillendirildiğini biliyor, görüyoruz.

Hükümetler, siyasiler, İdareciler, Dinler ve ideolojiler, parti ve örgütler; Müslümanlar, Devrimciler, Sosyalistler, Milliyetçiler, Welatparézler… Konuştuğunuz herkes  ‘Adalet’ istediğini ve ‘Adalet’ için çalıştığını, mücadele ettiğini iddia etmektedir.

‘Adalet Sarayı’ adıyla memleketin her tarafında devasa binalar yapılmaktadır. Bu binalarda Hukuk Fakültelerinde mezun olmuş Hâkim, Savcı ve Avukatlar çalışmaktadır. ‘Yargının’ işlediği bu binalarda temelli bir ‘Adaletin’ sağlandığını hiç kimse iddia ve kabul etmemektedir.

Fakir halkın isminden de ürktüğü yargıdan; halk şikâyetçi, muhalefet partileri şikâyetçi, mahkemelik olan general ve bürokratlar şikâyetçi ve bazen de hükümetler şikâyetçi.

Peki neden?

1 – Çünkü hayatın merkezinde insan vardır. İnsan düzelmeden hiçbir şey düzelmez. Veya bozulan insan, kendisiyle beraber her şeyi bozar. İnsanın düzelmesine öncelik ve ehemmiyet verilmelidir. Ve özellikle Adaletin sağlanmasında görev alacakların iyi eğitilmeleri, ehil ve liyakatli insanlardan seçilmeleri şarttır. Kasabın sizi tıraş etmesi gibi, Adaleti sağlama derdi olmayan, çıkar ve ideoloji zaafları olan ehli keyif diplomalıların da Adaleti sağlamaları mümkün değildir.

2 – Adaletin bir tanımı da her şeyi yerli yerine koymak; her hak sahibine hakkını vermektir. Mağdur olana hakkını vermek gerektiği gibi, haksızlık yapana, suç işleyene de hak ettiği cezayı vermek gerekir. Ve en büyük suç; Adaleti sağlamakla görevli olanların, adaletin ırzına geçmeleridir.

Bununla ilgi başımdan geçen üç olayı kısaca anlatmaya çalışayım.

1 – Batman’ın en işlek yeri olan Diyarbakır caddesinde kapkaççılar emekli maaşımı kaçırdılar. Kovalayarak yakaladığım 28 yaşlarındaki hırsızı karakola götürüp teslim ettim. Hırsız inkâr etmiyor ama aldıkları paranın arkadaşlarında olduğunu söylüyordu. Polisler, vatandaşlık görevimi yaptığım için beni kutluyorlardı. Davamdan vazgeçmem için yanıma gelen hırsızın abisi “ Hacı abe! Sen vazgeçmesen de vallahi kardeşimi bırakacaklar” diyordu. Birileri de “ Eğer hırsızlar… Ekibinden ise savcılık onları bırakacak” diyorlardı. Ve ilginçtir ki; kapkaç, adam yaralama, hırsızlık, uyuşturucu, asker kaçağı gibi suçlarla dosyası epey kabarık ve… Ekibinden olan hırsız savcılık tarafından serbest bırakıldı.

2 – Devre mülk almıştım. Satıcı hazırladığı ve imzaladığı sözleşmeyi tek taraflı iptal etmişti. Noter kanalıyla bana gönderdiği yazıda, benden aldığı paradan 1094 lira eksik gönderdiğini yazıyordu. Yaptığım araştırmalarda, bu tür durumlarda satıcının aldığı parayı eksiksiz ve güncelleştirerek ödemesi gerektiği yönünde bağlayıcı Yargıtay kararlarına güvenerek dava açtım. Akıl ve vicdan da bunu gerektirmiyor mu? Madem malı vermekten vazgeçiyorsun, aldığın parayı tamamen geri ödemelisin! Ama yargı farklı karar verdi ve karşı tarafın da abartılmış avukatlık ücretini bana yükledi.

3 – Geçen sene Diyarbakır dönüşü, yeni aldıkları arabalarının hızını deneyen gençler 180 üzeri hızla arkadan aracıma çarptılar. Çok şükür ölüm olmadı, ama iki araba da pert oldu. Bizler yaralarımızla meşgulken, adamlar resmi işleriyle ilgilendiler.

Azami hız 70 km. olan yolda adamlar 180 üzeri hızla arkadan vurdukları aracımı, 180 derece döndürerek yaralanmamızı sebep olan şoför kapısına 2. Vuruştan sonra da çarptıkları refüj betonlarını kırarak 34 metre ilerde durmuş. Adamlar aşırı hız yapmış, direksiyonu üzerime kırmış, önünde 6 metrelik yol boş olduğu halde kendi yolundan saparak bana ait olan yolda bana çarpmış, araç takip mesafesi bırakmamış, fren yapmamış… Ve bütün bu ihmaller hızını kesmedi kılıfıyla örtülerek, güya ben kontrolsüz kavşağa çıkmışım gibi suç bana yüklenmiş. Oysa kavşakta durmuş ve nizami kontrolümü yapmıştım. Ancak 300 metre ilerdeki rampadan görülmeyen araç bu mesafeyi 5-6 saniye içinde kat ederek aracıma arkadan çarpmıştı. Eğer ben kontrolsüz çıkmış olsam daha kavşakta ve aracımın sağ ön tarafına çarpacaktı. Oysa dönüşü aldıktan 25 metre sonra ve arkadan çarpmıştı.

İnsanınız, şaşabilir veya bazı şeyleri unutabiliriz. Hâkim ve Savcılar, adaletin sağlanması için gayret gösterdikleri halde kararlarında tam isabet etmeyebilirler. Ama “ Ben yaptım, yazdım, karar verdim; tamamdır” sorumsuzluğuyla, hiç kimse hareket edememelidir. Ama tarafsız vicdanların büyük çoğunlukla kabul etmediği bilinçli saptırmalar ve yanlış kararlarından mutlaka ibretlik ağır cezalarla cezalandırılmalıdırlar. Hiçbir memur, Hâkim, savcı ve avukat keyfi ve yanlı kararlarla Adaleti yanıltmaya cesaret edememelidir. Herkes yaptığının hesabının sorulacağı mesuliyetiyle görevini en iyi şekilde yapmaya çalışmalıdır. Emniyet ve yargının öncelikli görevi de Adaleti sağlamaktır.

İfade alan, olay yeri tutanağı hazırlayan memurlardan, hâkim, savcı ve avukatlara kadar herkes kendi görevinden ve kararlarından mutlaka sorumlu tutulmalıdır.

Birliğin, beraberliğin, huzur ve güvenin, barış ve ilerlemenin temeli Adalettir. Eğer kavga ve terörü bitirmek istiyorsanız, eğer barış ve huzur sağlamak istiyorsanız; eğer Hakka ve halka hizmet etmek istiyorsanız, mutlaka bütün güç ve imkânlarınızla Adaleti sağlamaya çalışmalısınız…

İhsan PINAR

 

Share
472 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SÖYLESEM FAYDASI YOK, SUSSAM GÖNLÜM RAZI DEĞİL

    21 Şubat 2019 Tüm Manşetler, Yazar Makaleleri, Yerel Haber

    İlk yazımızda Türkiye’nin futbol haritasını çıkarmış ve bölgeler arası geri kalmışlığı ve aralarındaki farkı ortaya koymuştuk. Bölgelere göre takım sayısı Güneydoğu (9) Doğu Anadolu (6) İki bölge takım sayısının toplamı (15) Marmara Bölgesi (35) Durum bu kadar açık bir şekilde ortadayken Özellikle İstanbul’da 3 büyük takımımızı göz önünde bulundurduğumuzda; Milyonlarca taraftarı olan BEŞİKTAŞ FENERBAHÇE GALATASARAY ve Süper ligde sezon boyunca maç başına taraftar ortalaması 3000 veya 5000’i geçemeyen BAŞAKŞEHİR KASIMPAŞA ve Bir...
  • AÇIK BİLİM – DAVRANIŞSAL EKONOMİ 2 – YEME ÇAPAYA GELMEYİN!

    21 Şubat 2019 Yazar Makaleleri

    Yazı dizimin ilk yazısında iktisadın temel prensibi olan Homo economicus kavramının nasıl yıkıldığına, Kahneman ve Tversky’nin Beklenti Kuramı ve Çerçeveleme Etkisi katkılarıyla davranışsal ekonomiye giden yolu nasıl inşa ettiklerine değinmiştim. Yazı dizisi boyunca herhangi bir ürün ve hizmetin değerinin onu nasıl algıladığımızla ilgili olduğunu, ya da bir önceki yazıda verdiğim örnekle, 200 TL’nin her zaman aynı 200 TL olmadığını ortaya koymaya devam edeceğim. İşte şimdi herhangi bir ürünün ne kadar olması gerektiğini tayin ederken onun yara...
  • YEREL SEÇİMLERE GİDERKEN BATMAN-3…

    20 Şubat 2019 Yazar Makaleleri

    Siyasetçiler ve mensubu oldukları siyasi partiler için bir ön gösterge niteliği taşıyan yerel yönetim seçimleri toplumun beklentilerinin ne derecede gerçekleştiğinin ölçülmesi açısından büyük önem taşımaktadır.   Yerel yönetimlerde yaşanan hizmet sorunlarının sandıklarda hezimet olabilecek siyasal sonuçlar doğurabildiği gerçeğinden yola çıkıldığında ve bir sonuç olarak yaşanabilecek hezimetlerin kök sebebi irdelendiğinde, siyasetçilerin toplumla ve seçmenle doğru temaslardan kaçındığı gerçeğini bir gösterge olarak karşımızda bulabili...
  • BATMAN ŞANSLI FAKAT SAHİPSİZ BİR İL

    14 Şubat 2019 Tüm Manşetler, Yazar Makaleleri, Yerel Haber

    Ülkemizde petrolün ilk bulunduğu il olma münasebetiyle Batman şanslı ve Türkiye’nin en büyük ve en önemli kuruluşlarına ev sahipliği yapmış bir il. Bunlardan sadece bir kaç tane birlikte sayalım…   1-Türkiye petrolleri Bölge Müd. 2-Tüpraş 3-Botaş 4-Petrolofisi 5-İpragaz 6-TEİAŞ bölge müdürlükleri gibi…   Şimdi siz değerli GAP Gazetesi okurlarına soruyorum? Ülkemizin kaç ilinde bu dev kuruluş var veya vardı ? Biz bu kuruluşları ne kadar sahiplenebildik ve Batman’ın yararına değerlendirebildik?...